İnsan bağışıklık sistemi yaşam için kesinlikle gereklidir. Günlük hayatta maruz kaldığımız sayısız mikroba karşı bu sistem olmadan savunma yapamayız. Her bir mikrop potansiyel olarak tehlikeli bir enfeksiyon açabilir. Ancak bazı durumlarda tıbbi olarak bağışıklık sisteminin aktivitesinin ilaçlarla kasıtlı olarak azaltılması gerekebilir. Bu durum örneğin organ nakli sonrasında görülür. Bağışıklık sistemi yabancı organı tehdit olarak algılayıp ona saldırabileceği için, bu tür müdahalelere ihtiyaç duyulabilir.
📑 Inhaltsverzeichnis
Otoimmün hastalıklar da bağışıklık sisteminin bastırılması gereken durumlar arasında yer alır. Bu hastalıklarda bağışıklık sistemi, vücudun kendi hücrelerine karşı saldırır. Bu amaçla kullanılan ilaç grubu immunosüpresif olarak adlandırılır. Ancak bağışıklık sisteminin bastırılması ciddi dezavantajlar getirmektedir ve her durum ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Özellikle artan enfeksiyon riski büyük bir sorun teşkil etmektedir.
Bağışıklık sisteminin bastırılmasını gerektiren birçok hastalık inflamatuardır; bu nedenle tıbbi cannabis ek bir tedavi seçeneği olabilir. Aynı zamanda cannabis bu hastaların iştahını artırabilir ve ağrı giderebileceği için bir nimettir. Ancak burada da dikkat edilmesi gereken faktörler vardır.
Küf Mantarları Büyük Bir Risk Oluşturuyor
Cannabis’teki küf mantarları temel olarak yasağın bir sonucu olan büyük bir sorundur. Günümüze kadar cannabis’in doktor tarafından reçete edilmesi ve sigorta tarafından ödenmesi zor bir yoldur. Bu bürokratik engeller nedeniyle birçok hasta karaborsadaki cannabis’e başvurmaktadır. Tıbbi cannabis genellikle steril hale getirilir, ancak karaborsada hiçbir kalite kontrolü yoktur. Yetersiz kurutma ve depolama yöntemleri nedeniyle bu durumda cannabis küf mantarlarıyla kontamine olabilir. Sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bir insan için sorun teşkil etmeyen bu durum, baskılanmış bir bağışıklık sistemi olan kişi için ölüm cezasına eşdeğer olabilir.
En tehlikeli olanı Aspergillus cinsi mantarlardır. Bu küf mantarının sporları sigara içilirken ortaya çıkan ısıyla güvenilir bir şekilde öldürülmez ve böylece akciğerlere ulaşabilir. Orada aspergillosis oluşturabilir; bu hastalık işlevsel bir bağışıklık sistemi olmadan potansiyel olarak ölümcül olabilir. Cannabis’te bulunan diğer birçok küf mantarı, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için engel oluşturmasa da, bu durumlarda tehdit haline gelebilir. Bir alternatif, oral cannabis ürünlerine başvurmak olabilir. Dronabinol veya Nabilon gibi oral ürünler küf mantarları içermez. Pişmiş mal şeklinde tüketilen cannabis de bu durumda çok daha güvenlidir. Çünkü en tehlikeli mantar olan Aspergillus bu şekilde bulaşmaz.
CYP Enzimleri Üzerinden İlaç Etkileşimleri
CBD karaciğerde sözde CYP enzimleri tarafından parçalanır. Ancak bazı immunosüpresif ilaçlar da aynı enzimler tarafından parçalanmakta olup, burada karşılıklı bir etki olma ihtimali söz konusudur. Özellikle organ nakli sırasında reddetme reaksiyonlarını önlemek için kullanılan Cyclosporin ve Tacrolimus immunosüpresif ilaçları bu kategoridedir. Bu durumda ilaçla oluşturulan immunosüpresif etkinin istenmeyen şekilde güçlenmesi söz konusu olabilir.
Dikkate alınması gereken nokta, diğer cannabinoidlerin çoğunun da CYP enzimleri tarafından parçalanmasıdır. Genellikle parçalanmaya birden fazla CYP enzimi katılmakta olup, burada da immunosüpresif ilaçlarla etkileşim oluşabilir. Her durumda, kan dahilindeki tüm enflamasyon parametrelerinin düzenli izlenmesi tavsiye edilir; böylece olası sapmaları hızlı şekilde fark edip doza ayarlamalar yapılabilir.
Cannabinoidler Muhtemelen Kendi Başlarına İmmünsüpresif
Bu alandaki bilimsel kanıt henüz kesin değildir, ancak THC ve CBD gibi cannabinoidlerin bağışıklık sistemindeki belirli prosesleri geçici olarak bastırabildiği düşünülmektedir. Cannabinoidlerin CB2 reseptöründe gösterdiği bazı anti-inflamatuar etkiler yalnızca bağışıklık reaksiyonlarının bastırılması yoluyla açıklanabilir.
Ancak bu etki yalnızca kısa süreli olup, bağışıklık savunmasının kalıcı bir şekilde zayıflaması olarak anlaşılmamalıdır. Bununla birlikte, bu durumlarda immunosüpresif ilaçlarla etkileşim meydana gelmesinin söz konusu olabileceği dışlanamaz; çünkü bu ilaçlar da bağışıklık sistemindeki aktiviteleri azaltmaktadır. Aynı zamanda CBD, immunosüpresif ilaçların bazı yan etkilerini gidermeye yardımcı olabilir. İlişki burada çok karmaşık olup, her hastanın bireysel durumuna göre değerlendirilmesi gerekir.







































