THC Virüslerin Çoğalmasını Engelleyebilir
En azından in vitro deneylerde, THC’nin birkaç virüs türünün çoğalmasını engelleyen bir etkiye sahip olduğu açıkça gösterilmiştir. Neredeyse 20 yıl önce yapılan bir ABD araştırması, THC’nin bazı virüslerin çoğalması için kullandıkları biyolojik mekanizmalar üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. 2004 yılındaki bu araştırma ekibi, virüsleri doku örneklerinde yetiştirerek THC eklemişlerdir.
📑 Inhaltsverzeichnis
Sonuçlar, bu doku örneklerinde kontrol grubuna kıyasla virus büyümesinin %50’ye kadar engellendiğini göstermiştir. Bu etki özellikle Herpes virüsleri ve Epstein-Barr virüsünde en belirgin şekilde görülmüştür. Her ikisi de insanda yaygın enfeksiyon etkenleridir. Ayrıca bu araştırmada, THC’nin sadece virus çoğalmasını yavaşlatmadığı, aynı zamanda enfekte hücrenin ölümünü de engelleyebildiği belirlenmiştir. Virüs enfeksiyonunun tipik özelliği, enfekte edilen hücrenin genetik materyalinden yeni virüsler oluşturması, ancak hücrenin kendisinin ölmesidir. THC tam olarak bu süreci engellemiş görünmektedir. 1.25 mg/ml THC konsantrasyonlarında, hücreler sağlıklı kalmış ve uzun vadede enfekte olmayan hücrelerle hiçbir fark göstermemiştir.
CBD de Etkilidir
Birçok rahatsızlıkta CBD’nin etkinliği henüz kesin olarak kanıtlanmamış ve mevzuat nedeniyle bazı hastalar tarafından THC’nin kolay elde edilen bir alternatifi olarak kullanılmaktadır. Ancak antiviral etki açısından, CBD’nin de potansiyele sahip olduğu kesindir. En azından in vitro deneylerde, CBD de bazı virüslerin çoğalmasını engellemek için inhibitör bir etki göstermiştir. 2021 yılında yayınlanan Chicago Tıp Üniversitesi’nin bir araştırması, hem CBD hem de vücutta oluşan metabolit ürünü 7-OH-CBD’nin antiviral özellikler taşıdığını ortaya koymaktadır.
Bu araştırmada, koronavirüsle enfekte edilen akciğer ve böbrek hücrelerinden hücre kültürleri oluşturulmuştur. Hücre kültürü insan için toksik olmayan bir CBD konsantrasyonuna 2 saat maruz kaldıktan sonra, virus çoğalmasının bu kültürde ciddi şekilde engellendiği ortaya çıkmıştır. Virus çoğalma oranı EC50 oranı ölçülerek belirlenmiştir. Bu, hücre kültüründe hangi konsantrasyonda çoğalma işaretleyen proteinlerin tespit edilebildiğini gösteren bir ölçüttür. EC50 değeri maksimum 2.1µM’ye düşmüştür. Bu, bir milyondan yaklaşık iki hücrenin hala virüsü taşıdığı anlamına gelir.
Bu değer o kadar şaşırtıcı derecede düşüktü ki deney tekrarlanmıştır. Bu sefer ise huntten çıkarılan CBD yerine, potansiyel kirliliklerle etkileşimleri hariç tutmak için tamamen sentetik olarak üretilen CBD kullanılmıştır. Burada da EC50 değerleri karşılaştırılabilir aralıkta kalmıştır. Ayrıca CBD’nin, Hepatitis virüsünün MHV türü olarak bilinen belirli bir türüne karşı da belirgin şekilde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu virüs koronavirüslerden oldukça farklı bir yapı gösterdiğinden, CBD geniş etki spektrumuna sahip bir antiviral madde olarak öne çıkmaktadır.
Şaşırtıcı olan bulgu, CBD’nin diğer kannabinoitler ile karıştırıldığında, yani doğal kenevirde olduğu gibi, antiviral özelliğinin ciddi şekilde azalmasıdır. Birçok etki, kenevirde bulunan kannabinoitler ve terpenlerden oluşan genel bileşim nedeniyle güçlenirken, CBD’nin antiviral etkisi tam olarak sadece izole edilmiş halde, tek başına uygulandığında en güçlü şekilde ortaya çıkmaktadır.
Henüz İnsanlarda Klinik Çalışma Yoktur
Yukarıdaki araştırmalar çok umut verici görünse de, bunların hücre kültürlerinde yapıldığını, gönüllü hastalar üzerinde yapılmadığını belirtmek önemlidir. İnsan vücudunda, hücre kültüründe görülmeyen faktörler sonuçları etkileyebilir. Buna rağmen, onlarca yıldır kötülenmiş bir bitkinin, kanıtlanmış şekilde virüslere karşı etkili olan bileşikler içermesi gerçeği bir kez daha şaşırtıcıdır.







































