Cannabinoid Reseptörleri Böbrek Hastalıklarında Rol Oynamaktadır
Son araştırmalar, endocannabinoid sistemin böbreklerde çok sayıda fizyolojik işlemi düzenlemede ve potansiyel hastalık gelişiminde rol oynadığını göstermektedir. İnsan doku örnekleri ve hücre kültürü deneylerinden elde edilen veriler, CB1 reseptöründe antagonistik etki ile aynı zamanda CB2 reseptöründe agonistik etki gösteren maddelerin, diyabetik nefropatinin ilerlemesini azalttığını ortaya koymaktadır.
📑 Inhaltsverzeichnis
Bu hastalık, diyabetin geç dönem komplikasyonu olarak gelişen fibrotik böbrek hasarıdır. Aynı cannabinoid reseptör modifikasyonu, obeziteye bağlı böbrek hastalıklarında da etkilidir. Bu durumda, idrar içindeki albümin konsantrasyonunun belirgin azalması ile böbrek fonksiyonunda iyileşme gözlenmektedir. CB1 reseptöründe antagonistik ve CB2 reseptöründe agonistik etki gösteren bir cannabinoid örneği CBD’dir. Burada önemli bir nokta, bahsedilen böbrek hastalıklarında THC’nin kontrendike olabileceğidir, çünkü THC CB1 reseptöründe agonistik etki göstermektedir.
Ayrıca, farelerde yapılan gözlemler, böbrek CB1 reseptörlerine antagonistik etki gösteren maddelerin, oksidatif stres tarafından tetiklenen fibrozis ve enflamasyonu belirgin şekilde inhibe ettiğini göstermiştir. Yine fare deneylerinde, CBD’nin böbrek kanserinde kullanılan bazı sitotoksik ilaçların nefrotoksik özelliklerini azalttığı tespit edilmiştir. Özellikle sitotoksik ajan sisplatin kullanımında, sağlıklı böbrek hücrelerine zarar görülmektedir. Bu şekilde, CBD ileride kanser terapisinde bu tür yan etkileri önemli ölçüde azaltabilir.
Kannflavan A: Mesane Kanserinin Potansiyel Çözümü
Kenevden elde edilen, nispeten bilinmeyen bir bileşik Kannflavan A’dır. Bu bileşik, adından da anlaşılacağı üzere, flavonoidler sınıfına aittir. 2022 yılında yayınlanan bir Kanada araştırması, bu flavonoidin mesane kanserine karşı potansiyel bir aday olabileceğini ortaya koymaktadır. Kannflavan A’nın, en azından in vitro deneysel düzenekte, kanser hücrelerinin büyümesini önemli ölçüde inhibe edebildiği tespit edilmiştir. Uygun kanser hücreleriyle bir hücre kültürü oluşturulmuş ve Kannflavan A’nın antikanserojenik etki gösterip gösteremeyeceği incelenmiştir.
Araştırma sonucunda, bu flavonoidin kültürdeki kanser hücrelerinin %50’sini öldürdüğü saptanmıştır. Etki mekanizması, kanser hücresinde tetiklenen ancak sağlıklı hücreleri zarar vermeyen bir tür kendi yok etme mekanizması olan apoptoza dayanmaktadır. Bu apoptoz, Kannflavan A’nın hücre proteini Kaspaz-3 ile reaksiyona girmesiyle aktive edilmektedir. Kannflavan A, bu deneyde ayrıca Gemcitabin ve sisplatin sitotoksik ajanlarıyla sinerjistik etki göstermiştir. Bu, ileride geleneksel sitotoksik ajanlar tek başına yeterli olmadığında mesane kanserinin tedavisinde yeni ve çağdaş bir yaklaşım olabilir.
Cannabis ve Mesane İşlev Bozuklukları
2013 yılında yapılan bir İngiliz araştırması, Multiple Skleroz ile ilişkili inkontinans bozuklularında cannabis ekstraktlarının potansiyelini incelemiştir. 630 hasta randomize edilmiş ve her grup cannabis ekstraktı ya da plasebo almıştır. Cannabis ekstraktı alan grupta semptomlar %25 oranında azalmış, plasebo grubunda ise hiçbir değişim görülmemiştir. Bu alanda umut verici bir cannabinoid, CBG gibi görünmektedir.
Bu cannabinoid, son yıllarda CBD yanı sıra giderek daha fazla tanınmış ve günümüzde çeşitli araştırmaların konusu haline gelmiştir. Farmakolojik açıdan bu cannabinoidin özellikle ilginç yönü, sadece geleneksel cannabinoid reseptörleri üzerinde değil, aynı zamanda nörotransmiter asetilkolin ile etkileşime girmesidir. CBG, irritabl mesane semptomlarını belirgin şekilde hafifletebilmektedir. Bu etki, mesanede asetilkolin nörotransmitteri tarafından tetiklenen kasılmaları azalttığı gerçeğine dayanmaktadır.





































